Boyun eğilen tek varlıktır...
"İtaat mercii sürekli olarak hep O'dur."
(Din olgusunun ortaya çıkışından bu yana sürekliliğini
sürdüren din O'nun dinidir. O'nun dininden başka din yoktur.)
Nimet veren, nimet sahibi sadece O'dur:
"Yararlandığınız her nimet
Allah'dandır."
Zorluk ve sıkıntı anında
fıtratınız O'na yönelir. Bu arada müşrikliğin
ve
puta
tapıcılığın kuruntularını
reddeder, ortaksız olarak sadece O'na yönelir:
"Sonra başınıza bir sıkıntı
gelince yalnız O'na yalvarırsınız."
İçinde bulunduğunuz halde sizi kurtarması için
O'ndan yardım istersiniz. Böylece noksan sıfatlardan
uzak ve ulu Allah, ilahlık, sahiplik, egemenlik, yöneliş
ve nimet vermede eşsiz bir varlık olarak kabul
edilmiş olur. Sıkıntıya düştüğünde
ve şirkin tortularından kurtulduğunda insan
fıtratı bu olguların herbirini teker teker
doğrulamaktadır... Buna rağmen insanlardan bir
kesim, sıkıntı anında Allah'ı birlemesine
rağmen bu korkunç felaketi atlattığında
Allah'a ortak koşabilmektedir! Allah'ın kendilerine
verdiği nimeti inkâra kalkışmaktadır. Göstermiş
olduğu doğru yolu bir kenara itmektedir... Öyleyse
onlar bu kısa dönemlik yararlanmadan sonra başlarına
nelerin geleceğine baksınlar:
"Dünya nimetleri ile oyalanın bakalım,
yakında gerçeği öğreneceksiniz."
Buradaki ayetin sergilediği örnek insanlığın
her zaman karşılaştığı bir örnektir.
"Sonra başınıza bir sıkıntı
gelince yalnız O'na yalvarırsınız.
Arkasından sıkıntınızı giderince içinizden
bazıları hemen Rabblerine ortak koşarlar."
Dara düştüğünde kalpler Allah'a yönelir. Doğal
yaratılışları gereği olarak, bu
sırada Allah'dan başka kurtarıcıları
olmadığını hissederler. Rahatlayınca ise,
nimet ve varlık içinde eğlenmeye başlarlar. Allah
ile bağını zayıflatır. Çeşit çeşit
sapıklıklara dalar. Bu sapıklık şirk
şeklinde ortaya çıkabildiği gibi,
değişik şekillerde de meydana çıkabilir.
Birtakım değerlerin veya rejimlerin
tanrılaştırılması gibi... İsterse
bunlara ilah adı verilmesin farketmez.
Fıtratın sapıklığı ve
bozukluğu daha da ileri gidebilir. Bu durumda insanların
bir kesimi sıkıntı zamanlarında bile Allah'a
sığınmaz. Birtakım yaratıklarına
sığınır. Yardım, kurtarma ve
kurtuluş için onları çağırırlar. Delil
olarak da: "Bunların Allah katında bir makam veya
derece sahibidirler" yaklaşımını ileri sürerler.
Bazan da başka deliller ileri sürerler. Kendilerini hastalık,
sıkıntı veya beladan kurtarmaları için
velileri çağıranlar gibi... Bunlar sapıklık açısından
Kur'an'ın kendilerine şu gördüğümüz örneği
sunduğu cahiliye müşriklerinden daha sapıktır!
,