13- O
yeryüzünde yarattığı çeşitli türdeki varlıkları
da sizin yararınıza sundu. Bunda öğüt alan
kimselere ibret dersi vardır.
İşte
bu varlıklar Allah'ın yeryüzünde yarattığı
ve kullanmasını insanlara bıraktığı
kimi zaman insan hayatının ana temelini de
oluşturan değişik nedenlerdir. Yer altında
gizli olarak saklı bulunan bu zengin kaynaklarına bir göz
attığımızda bunların gün geçtikçe daha
da olgunlaşan insanların hizmetine sunulduğunu görürüz.
Bunlar bu zenginlik kaynaklarını zamanı geldikçe
ve ihtiyaç duydukça çıkarıp kullanacaklardır.
Her ne zaman yeryüzünün bir zenginlik kaynağının
tükendiği söylense, hemen ardında yeni bir zenginlik
kaynağı ortaya çıkarılmaktadır.
Bunların hepsi yüce Allah'ın kullarına
sakladığı rızıklardır.
"Bunda
öğüt alan kimselere ibret dersi vardır."
Düşünen
insanlar kendileri için bu zenginlik kaynaklarını
hazırlayıp saklayan kudret elini unutmazlar.
Yaradılış
ve nimet çeşitleri ile ilgili beşinci bölüm
içilmeyen ve toprağın sulanmasında
kullanılmayan tuzlu deniz suyudur. Bununla beraber bu tuzlu
su da Allah'ın insanlara bahşettiği pek çok
nimetlerini kapsamaktadır.
14- O denizi de yararınıza sundu ki, oradan elde
edilen taze etler yiyesiniz ve diplerinden süs olarak kullanacağınız
takılar çıkarasınız; gemilerin, dalgalan yara
yara denizde süzüldüklerini görürsün. Nimetlerini araştırasınız
ve ola ki, kendisine şükredesiniz diye Allah, denizi yararınıza
sundu.
Deniz ve denizdeki canlılar nimeti de insanın zorunlu
ihtiyaçlarına ve zevklerine karşılık
vermektedir. Bu nimetlerden biri taze balık eti ve başka
yiyeceklerdir. Bunların yanısıra inci ve mercan
gibi süs eşyaları da bir nimet olarak
insanlığa sunulmuştur. Günümüze kadar bazı
toplulukların süs eşyası olarak
kullandıkları sedef ve mücevherat da bu nimetler kapsamına
girer. Denizde yüzen gemiden söz eden ifade, sırf binek ve
taşıma aracı olarak ondan söz etmemekte, güzellik
ve estetik duygusuna karşılık veren bir çağrışımı
andırmaktadır.
"Gemilerin, dalgaları yara yara denizde süzüldüklerini
görürsün."
Bu ifade göz zevkine ve manzaranın görkemine dikkat
çekmektedir. Yani suda yüzen gemi manzarasına:
"Dalgaları yara yara süzülürler."
Suyu ikiye bölen ve enginden izi yarıp geçen... Bir kez
daha kendimizi evrendeki güzelliklere ve olaylara bakmamızı
isteyen Kur'an'ın yüce direktifi karşısında
buluyoruz. Bu olaylar ve güzellikler zorunluluklar ve ihtiyaçların
yanında yeralmaktadır. Amaç bu güzelliğe yönelmemiz
ve ondan yararlanmamız, kendi ruhlarımızı
zaruret ve ihtiyaçların sınırları içinde
hapsetmemizdir.
Aynı şekilde deniz ve onun engin sularını
yara yara geçip giden gemi manzarası önünde Kur'an-ı
Kerim, konunun akışı içinde bizi Allah'ın lütfuna
ve rızkına yönelmeye ve O'nun bu tuzlu sular içinde
bize sunduğu güzel yiyecek, ziynetlere karşılık
ona şükretmeye teşvik etmektedir:
"Nimetlerini araştırasınız ve ola ki,
kendisine şükredesiniz diye Allah, denizi yararınıza
sundu."
Surenin nimetlerini dile getiren bu bölümün son kısmı
şöyledir:
15- Allah, yeryüzünde sarsılmayasınız diye köklü
dağlar, yolunuzu şaşırmayasınız diye
nehirler ve yollar meydana getirdi.
16- Çeşitli yol işaretleri de varetti. İnsanlar
yıldızlar aracılığı ile de yönlerini
belirler.
Modern bilim yere çakılmış sabit
dağların varoluş sebeplerini açıklıyor.
Fakat Kur'an-ı Kerim'in ifade ettiği, bu görevini dile
getirmiyor. Dağların varlığını
birbirleriyle çelişkili birçok teorilerle açıklıyor.
Bu teorilerin en önemlisi şudur: "Buna göre
yeryüzünün iç kısmındaki bölüm sıcaktır.
Bu yavaş yavaş soğumakta ve büzülmektedir. Onun
üzerindeki yeryüzü kabuğu da gittikçe küçülmekte ve
girintiler oluşmaktadır. Bunun sonucunda dağlar, yükseklikler
ve alçaklıklar meydana gelmektedir... Fakat Kur'an-ı
Kerim dağların yeryüzünün dengesini koruduğunu
ifade etmektedir. Modern bilim henüz bu görevi keşfedebilmiş
değildir.
Yeryüzüne çakılmış bu sabit
dağların karşısında dikkatlerimiz,
akıp giden nehirlere ve süzülüp giden yollara
yöneltilmektedir. Tabiat sahnesinde nehirlerin dağlarla
ilişkisi açıktır. Çünkü genellikle dağlar
nehirlerin kaynaklarını oluştururlar. Zira
dağlar daha çok yağış alırlar.
Yolların, dağlar ve nehirlerle olan ilgisi de bellidir.
Yollar hayvanlar, taşınan mallar ve göçetme
faaliyetleriyle de ilgilidir. Bunun yanında yeryüzünde
yolculuk eden insanların kendisiyle yollarını
belirledikleri dağlar, yükseklikler ve geçitler gibi yol işaretlerinin
de yollarla ilgisi bellidir. Ayrıca hem kara, hem de deniz
yolcularına yol gösteren gökteki yıldızlar da bu
yollarla ilgilidir.
YARATICININ YÜCELİĞİ
Surenin bu bölümündeki yaradılış ayetleri,
nimet ayetleri ve bütün bir evrenin düzenlenişine ve
idaresine ilişkin ayetlerin sergilenişinden sonra bütün
bunların neden burada dile getirildiğine
değinilmektedir. Bunların hepsi yüce Allah'ı
tanıtma, birleme ve onların şirk
koştuklarından tenzih etme amacına yönelik olarak
ele alınmışlardı: